YAVUZ SULTAN SELİM ve SÖZDE ALEVİ KATLİAMI

6 ay ago bicaybisimit 0

Merhaba değerli Biçay Bisimit takipçileri. Bugün hem Yavuz Sultan Selim’in ölüm yıl dönümü olması sebebiyle hem de bir kendini bilmezin çıkıp Sultan Selim’e eli kanlı katil demesi sebebiyle bu yazıyı kaleme almak istedik. Yıllardır konuşulan sözde alevi katliamı meselesini buyrun bir de bizim kalemimizden okuyun.

Bugün ismini dahi anmak istemediğimiz bir hadsiz çıkıp Yavuz Sultan Selime katil, eli kanlı diyor. Bunu söylerken Sultan Selim’in alevileri katlettiğini kastetmeye çalışıyor. Fakat bu kendini bilmez bilmiyor ki Osmanlı Padişahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de İslâm Hukukunu tatbik etmişlerdir. İslâm Hukukunda ise, kâfirlerle yapılan savaşlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. O Padişahlar ki abdestsiz yere basmamak için başucunda tuğla bulunduran, abdestsiz hiçbir devlet işine imza atmayan padişahlar. Şimdi soruyorum sizlere, Mü’eyyed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz’un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karşı yapmış olması mümkün müdür ? Fakat madem Yavuz Sultan Selime katil diyorlar buyrun o dönemde neler olmuş hep beraber inceleyelim.

Erdebil Şeyhlerinden Şeyh Cüneyd şeyhliğine şahlık katmak istemiş ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında katl edilmiştir. Yerine geçen oğlu Şeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiş ve Anadolu’yu Şî’alaştırmak metodunu kullanarak şahlığını pekiştirmek istemiştir. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince, Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüştür. Yerine geçen Şah İsmail ise, Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu’ya göndererek, hem Anadolu’yu Şî’alaştırmayı  hem de böylece Anadolu’yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiştir. Nitekim temkinli davranmayan Akkoyunlu Devleti, torunları olan Şah İsmail tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Anadolu’nun kargaşa içinde bulunduğu böyle bir ortamda tahta çıkan Sultan Selim sert önlemler almak zorundaydı. Önce beylerbeyi ve sancak beyleriyle bölge kadılarına gönderdiği fermanlarla yediden yetmişe Anadolu’da Şah yanlılarının tespitini yaptırdığı ve toplam 40 bin kişiyi öldürttüğü nakledilir. Hemen belirtilmelidir ki, bu defterlerin hazırladığı ve merkeze gönderilip gönderilmediği kesin değildir. Her şeyi kayıt altına alıp muhafaza eden Osmanlı’nın son derece önemli mahiyetteki bu belgeleri korumaması düşünülemez.

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem şeyhliği ve hem de şahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen Şah İsmail, halifeleri vasıtasıyla Anadolu’yu tam bir anarşiye sürüklemekte maalesef başarılı olmuştur. Alevileri de Osmanlı’ya karşı kışkırtan Şah İsmail insanları katlederek Kütahya’ya kadar gelmiştir. Hatta Sunni olan insanların yağ kazanlarına atıldıklarına dair bazı mektuplar vardır.  Bu arada Amasya’da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehşet saçmaya başlamışlardır. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıştır. Çubukova’da 1511 yılında Şahkulu’nun bir okla öldürülmesinden sonra dahi  Şiî’lerin Anadolu’daki tahribatları devam etmiştir.Bu yaşananlar üstüne yavuz sultan selim ordusuyla beraber Şah İsmail’in üstüne yürümüş ve tehlikeleri ortadan kaldırmıştır.

Şimdi gelelim 40 bin insanın katledilmesine. Osmanlı da vergi kayıt defterleri vardır. Alınan bütün vergiler kaydedilmekte ve bu kayıtlar dönemler halinde yenilenmektedir. 40 bin kişinin katledilmesi demek yaklaşık olarak 2000 köyün yok olması demektir. Böylesine ince ince kayıtları işleyen Osmanlı’nın kayıt defterlerinde bu açığın görülmemesi imkansızdır. Ki zaten bir köyün dahi vergisi kesildiği zaman yani köy ortadan kalktığı zaman kayıt defterine sebebiyle beraber işlenmiştir. Yani Yavuz Sultan Selim’in böyle bir katliam yaptığına dair tek bir delil bile yoktur. Aksine Şah İsmail’in sunni’lere türlü işkenceler yaptığı, köyleri kasabaları yakıp yıkarak insanları katlettiği bilinmektedir.

Evet değerli dostlar. Bizler Osmanlı’nın kayıtlarından yararlanarak sizlere o dönemde yaşanan katliam konusunu açıklamaya çalıştık. Umarız ki sizler için açıklayıcı bir yazı olmuştur. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.