”OSMANLI’YI BU HALE GETİRDİK” ; KERİMAN HALİS OLAYI

6 ay ago bicaybisimit 1
Merhabalar değerli ”Biçay Bisimit ” takipçileri.
Bu yazımızda ülkemizin utanç ve karanlık  vesikalarla dolu malum ”dönemine ait” aydınlatılmamış noktalarını gün yüzüne çıkarmaya devam edeceğiz.
Tepeden inme modernite teranesinin en çarpıcı örneklerinden birisi olan Keriman Halis Olayı’nı ele alacağımız bu yazıda  yaşananların tamamen birincil ve ana kaynaklardan derlenerek hazırlandığını belirterek konumuza giriş yapalım.

1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği “güzellik yarışması”nda birinci seçilen, ardından Belçika’da Avrupalı jüri tarafından “dünya güzeli” seçilen Keriman Halis o dönemde günlerce ülkemizin gündemine oturmuş ve iktidarın ”modernleşme” propagandasının ana kaynaklarından birisi oluşturmuştu.Günlerce sözde küresel bir başarıya imza attığı gerekçesiyle iktidarın gündeminden düşmeyen Keriman Halis ise yarışmadan döndükten  sonra sessiz kalması ve üstü kapalı bir sansürün uygulanıyor olması ise halk nezdinde fark edilmekteydi.
Bilinen  bir şey vardı ki ; yabancı basından öğrenildiği kadarıyla  31 Temmuz 1932’de Belçika’nın Spa kentinde düzenlenen, orijinal adı “International Pageant of Pulchritude” olan Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması’nda ilk kez jürinin oylama yapmadığı, jüri başkanının oylamaya geçilmesine izin vermeden Keriman Halis’i birinci ilan ettiği ve siyasi mesaj yüklü oldukça tartışmalı bir konuşma yaptığıydı.
Ülkemizin; yarışma sonrasındaki kısa vadede tek parti iktidarının propagandasını oluşturan Keriman  Halis Olayının gerçeklerini görmesi  bizzat Keriman Halis’le  komisyonun içinde yer alarak yarışmada bulunan  Halit Turhan Bey’in hatıralarıyla gerçekleşti. Halit Turhan Bey, bu olayı kendi yayınladığı hatıralarında şöyle anlatıyordu: “1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Halis kazanmıştı. Aynı yıl Belçika’nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılmasıyla dünya güzellik yarışması düzenlenmişti. 1913 yılında doğan Keriman Halis, bu yarışmaya Türkiye’yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kişilerle görüştü ve konuştular. Yarışma gününde jürinin önünde kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar. Jüri salona geçip, puan değerlendirmesi yapmak istedi. Başkan kürsüye geçerek, ‘Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz’ demişti.”
Böyle bir konuşmanın yapılıp yapılmadığı, Keriman Halis’e jüri tarafından bu yönde sözlerin söylenip söylenmediği konusunda sadece Keriman Halis değil, dönemin komisyonunda yer alan olayın aktörlerinde de  bir cevap gelmedi. Belçika’da yaşananlar konusunda Türkiye’de belirli bir sansür hep kendini gösterirken ve “Atatürkü koruma kanunu” dolayısıyla bildik kısıtlamalar olurken, dünyada bu yarışmanın yankıları sanıldığından çok daha fazla görüldü. Özellikle Avrupa basını, Müslüman bir kadının, bir Türk kızının kendini beğendirmek için Belçika’ya devlet imkanlarıyla gönderilmiş olmasını Türk modernleşme hareketinin doruk noktası olarak değerlendirdi.
Dünya’da büyük yankı uyandıran bu olay Japonya’yı o kadar çok etkilemişti ki, bu ülkede ders kitaplarında bir dönem “Keriman Halis Olayı” adı altında konu başlığı bile yer almıştı.

Yarışmanın ardından Türkiye’ye dönen Keriman Halis, yine bir devlet organizasyonu olarak Sirkeci Garı’nda şölenlerle karşılandı. Mustafa Kemal Atatürk tarafından şerefine balo tertip edildi. Atatürk’ün resmi açıklaması ise şöyle olmuştu: “Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. Fakat Keriman Ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün Türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. Bu güzel Türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. Cumhuriyet gazetesi bu meselede Türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle intaç eylemiştir. Arzusunu da ilave edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, Türk ırkının kızlarından birisinin Dünya Güzeli intihap edilmiş olmasını çok tabii buldum.”

 

Keriman Halis olayı Türkiye’de yeteri kadar açıklığa kavuşturulamamış ; dönemin aktörleri ölmüş olsalar da kadim  halkımız  tarafından “Avrupa’nın Osmanlı’dan intikamı” olarak görülmeye devam etmektedir. O dönem Türkiye tarafından “Türk modernleşmesinin ispatı” olarak sunulan bu hadise, Avrupa tarafından “Osmanlı’yı bu hale getirdik” şeklinde dünyaya takdim edildi.Bu olaydan mıdır bilinmez 1933’ten 1951’e kadar Türkiye’de güzellik yarışması yapılmasına müsaade edilmedi. Cumhuriyet gazetesinin ilkini 1929 yılında düzenlediği ve her yıl tekrarladığı güzellik yarışmalarına 1933’te son verildi. 1951 yılına kadar Türkiye’de hiçbir resmi ve gayrıresmi kuruluş tarafından güzellik yarışması düzenlenmedi. Keriman Halis konusunda Avrupa’nın takındığı malum tavrın ve halkın gösterdiği tepkinin bu kararda etkili olduğu ifade ediliyor.

Vesselam