15 TEMMUZ SONRASI AÇILIMLAR:SİVİL ANAYASA

3 ay ago bicaybisimit 0
Öncelikle eklemek gerekir ki; Bu şerrin(15 Temmuz Darbe Gecesinin) hayırlarından birinin de, bir an önce ve hızla başlayan iç temizlik süreci olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin önümüzdeki günlerde, iş dünyası, medya, siyaset ve bürokrasinin çok üst düzeylerine kadar devam edeceğini düşünüyorum.
***
Ayrıca daha önce bahsettiğim, bazı “kurunun yanında yanan yaşların da” bu dönemde tersine önemli görevlere geleceğini düşünüyorum.
5 yıldır, Türkiye’ye çekilen operasyonların tamamı; Türkiye Devletinin içini ve yapısını değiştirmesi mücadelesi ile alakalı. Bu konuda, daha önceki kitaplarımdan, Türkiye’nin DİRİLİŞ Anekdotları’da bir çok açıdan önemli anlatımlar var.
Örneğin: Başkanlık Sistemi Motor (Millet) – Dişli (Devlet) meselesi İsmetist yapılanma Parlementer Sistem’in arızaları Ulus Devlet Paradigmasının arızaları, gibi konulara orada genişçe yer verdim. 5 yıldır; devletin içindeki klikler (cuntalar), onların bağlı olduğu dış odaklar ve o odakların desteklediği siyasiler, Türkiye’yi, Devletin 2009 sonrası paradigmasına (Milletin de arzuladığı) oturtacak değişim çalışmasını engellemek için ellerinden geleni yaptılar. Bu noktada, çeşitli, iç dış etkilerle, CHP; bu frenleyici akımın yani statükoculuğun önderliğini yaptı.
***
Bu yaşadığımız, son bela; CHP’nin seçmeni açısından top yekün bir değişimini getirmedi. CHP seçmeninin, ana karakteri aynı kaldı. Ama buna rağmen çok önemli iki etkilenme oldu:
(1) CHP Seçmeninin, bir kesimi, ki bence % 5 civarında olan ve özgürlük değil de adalet yanı ağır basan, “ben” değil de “biz” yanı ağır basan kitle, bu yaşananlarla, Sayın Cumhurbaşkanı’nın temsil ettiği Yeni Türkiye Paradigmasına yakınlaştı
(2) CHP, Liderliği, biraz da mecburen, yine iki önemli kabule ulaştı: (a) Millet cahil değildir. Tercih milletin hakkıdır. Milletin oyu değerlidir (b) Dolayısıyla, milletin istediği anayasaya (aslında her şeye) daha fazla direnmenin manası yok. Direnmek yerine, yeninin içinde yer almak lazım.
Burada, özellikle, her konunun çok ayrı ayrı detayına girmeden, bu darbe girişimini Milletin püskürtmesi ile, önü ardına kadar açılan, Sivil Anayasa’da muhtemel konulara değineceğim. Öncelikle, artık bu sivil anayasa, gücün iki bacağının da hem talebi, hem de, baskısı ile, elzem hale geldi. Yani hem motor (Millet) güçlenerek bu baskıyı yapıyor (burada, şu an sınırlarımızın da ötesine, ufku genişleterek bakmak lazım Milet açısından). Hem de, dişli (Devlet), mecbur kaldığı OHAL ve OHAL’in getirdikleriyle bu baskıyı oluşturuyor.
Millet, artık, seçilmişleri ve sivil toplum kuruluşları eliyle hazırlanacak ve kendine sunulup onaylayacağı anayasayı istiyor. Bu konuda da, gücünü 15 Temmuz günü, bütün varlığıyla ortaya koydu ve dedi ki: “Egemenlik Milletindir!”
***
Bütün dünya, Türkiye üzerinden görüyor ki; ne “millet devlet için” modeli, “ne de devlet millet için” model, anlamlı modeller değiller. Tek gerçek model: “Devlet – Millet elele / denge” modeli… Tüm tercihleri, Millet yapacak, evet, ama Devlet yapılanması da, bu tercihlerin teminatı olacak şekilde güçlü olacak.
O bağlamda, konuya Devlet açsından baktığımızda, Saray (Devlet) güçlü olacak. Saray (Devlet) güçlü olacak ki, demokrasinin teminatı olabilsin. 3 D yani… Devlet ve Demokrasi’nin Dengesi…
Bu bağlamda, hem yukarıda bahsettiklerimiz açısından, hem de bahsi geçenleri destekleyecek öğeler açısından; şunu izleyeceğiz yeni anayasada:
a. Kapsayıcı, evrensel vatandaşlık tanımı
b. Temsil kabiliyeti yüksek seçim sistemi
c. Güçlü Cumhurbaşkanı (Fiili Başkanlık)
i. Halkın seçtiği
ii. Yürütmenin tam bağlı olduğu
iii. Genel Kurmayın bağlı olduğu
iv. Mit’in bağlı olduğu
v. Yürütmenin atamalarını hızla yapabilen
d. Sivil toplumu güçlendiren anayasa
e. Resmen var olan Liyakat Sisteminin, fiilen de güçlendirilmesi
f. Eğitimde reform:
i. MEB (Milli Eğitim Bakanlığı) yapılandırılması. Tevhid – i Tedrisat (Eğitime Birlik) ta değişiklikle tavandan değil tabandan belirlenen eğitim yönetimi
ii. Yüksek Öğretimin yeniden ve yne tabana dayalı kriterlerle yapılandırılması
g. Yargıda reform:
i. Daha tabandan belirlenen yargı yönetimi
ii. HYK (Hakimler Yüksek Kurulu) ve SYK (Savcılar Yüksek Kurulu)
iii. Bürokrasisi, azaltılmış ve teknolojisi arttırılmış yargı
iv. Arabuluculuk ve anlaşma sistemi
h. Diyanetin özerkleşmesi (Sekülerizm)
i. Tüm inanç sistemleri ve dini temsil eden diyanet
ii. Cemaatlerin vakıflaşarak, kontrol edilebilir olması i. TSK’ nı yapısı ve işlevleri i. Sivil Yönetim 1. Askeri mahkeme yetkilerinin daraltılması 2. Yüksek Askeri Şura (YAŞ) data sivil ağırlık ii. Fiilen Başkomutan Cumhurbaşkanı
iii. Profesyonel
iv. Dış istihbaratta, TSK’nın rolünün artması
v. Jandarma’nın ayrılması vi. Eğitim sisteminin değişmesi
vii. Terfi sisteminin değişmesi (Kariyer Planı kesin değil) j. İçişlerinin yapısı ve işlevleri i. Bürokrasisi azaltılmış ve daha teknolojik ii. Yönetimin yerele doğru paylaşımı iii. Jandarmanın taşra polisine çevrilmesi iv. İç istihbaratta daha etkin emniyet
***Kazım Yurdakul